ölüm provaları-1
söndüremiyor hiç bir sağanak
içimde yanan denizi
faili kendim,günahlarım
en çok filistin'de sevdiğim
intiharlarım
gelip boğazıma düğümleniyor
ey hayat
yutkunamıyorum
her geçen gün biraz daha kayıyorum ellerinden
biraz daha ölüyorum
yaşayan yerlerimden
ey sesimi gürültü sayan dünya
gürültümden mahrum bırakıyorum seni
redd-i dünya ediyorum
gör bak ölüm nasıl yaşıyor topraklarında
beynimde deli taylar çılgınca koşturmakta
yönlerini takip edemiyorum
her taraf toz toprak
herşey birbirine karışmış
karmakarışık
düşünce
tutan olmaz ellerinden
düşünce
zehirli sarmaşıklar gibi sarıyor beynimi
bu sarmaşıklar altında sana yer yok
özür dilerim ey yanan denizim
hadi içimden terket beni
sende bırak ve git
çürüyecek olan bu bedeni
yavaş yavaş
kısım kısım
parça parça
parçalanarak ölüyorum.
paylaştıklarım sana kalsın ey dünya
sakladıklarım bana da kalmasın
kalksın bütün örtüler üzerimden
dökülsün ortaya tüm günahlarım
kalksın bütün perdeleri oyunun
ve başlasın acının ikinci yüzü
en günahkar ben gireyim ateşe
yaktıkça yaksın
küle dönüştürmeden acıtsın her dem
acılarımdan daha acı
belki diner içimdeki bu yangın
belki biraz olsun bastılır
gökkubbemdeki bu sancı
ey insanlık
yas tutmayın
gözyaşı dökmeyin boşuna
pişmanlık duymayın
anlamlar aramayın boşuna
ne yasınız ulaşır bana
ne gözyaşlarınız söndürür
iç denizimdeki yangını
ne de anlamadığınız bir insana
anlam katma telaşınız
gülün eğlenin neşelenin
ben ölüyorum
lütfen rahatsız etmeyin
unutun gitsin
unutup gittiğim gibi
bırakın herşey ortada kalsın
dagınık
bıraktığım gibi
analizlere konu yapmayın
parçalarımı toplamayın
dna'larımla oynamayın
düşünce kulüpleri
kabir turları
zılgıtlar/ağıtlar
vicdan rahatlatmalar
çelenkler
tekbirler
sloganlar
kabire mektuplar*
terkedin bu huyları
beni ateşe bırakın
sildiğim izleriminden birşeyler kalmış geriye
silemediğim
bir iç denizin kıyısında
gerçekleşmemiş bir rüya
yarım kalmış bir tebessüm
sabredemediğim dua
sadakam olsun sana
sadakam olsun sana
sadakam olsun sana
ey yalan dünya.